Seren Serengil’den Gülben Ergen’e ‘yuva yıkan kadın’ suçlaması geldi.

Magazin dünyasının yıldızı bir türlü barışmayan ikilisi Seren Serengil ve Gülben Ergen, yıllar sonra bu kez sosyal medyada birbirine girdi. HT Magazin’in haberine göre, polemik, Seren Serengil’in, Ergen’in İzmirli evli bir işadamıyla ilişki yaşadığını iddia etmesi üzerine başladı.

Ergen, sözcülüğünü yaptığı organ bağışı kampanyasına atıfta bulunarak ‘Yalan yazmaktan bıkmayan insancıklar, organ bağışlasalar da bir faydaları olsa’ yazdı.

Bu paylaşıma Serengil’in yanıtı gecikmedi. Serengil, iddiasını bir adım ileri götürdü ve Ergen’in, ilişki yaşadığı İzmirli işadamının yuvasını yıktığını ima etti:

‘Bizler bir organ bağışlayalım, sen de bir damarını bağışla ama ‘ar’ olandan olsun. Evliyken evli bir adama mektuplar yazan dernek sahibi, çocuklarının arkasına her olayda sığınan kıymetli anne; o yazdığın adamın da bir karısı bir çocuğu vardı.’

Seren Serengil’den ilk eleştiri değil!
Kasım 2016’da da Seren Serengil, Gülben Ergen’i, yakın arkadaşlarının sevgililerine ve kocalarına yan gözle bakmakla suçladı!

Deniz Akkaya ile Star TV’de sunduğu ‘Duymayan Kalmasın’ adlı programda, Gülben Ergen’in bir dönem birlikte olduğu sevgilisini elinden çaldığını söyleyen Seren Serengil; sosyal medya hesabından yaptığı uzun paylaşımla Ergen’le ilgili ifadelerini daha da sertleştirdi. Serengil, Erhan Çelik’le boşanma kararı alan meslektaşı hakkında şu ifadeleri kullandı:

‘Saygıyı hak etmek için tertemiz bir geçmişe, tertemiz bir bugüne, tertemiz bir kişiliğe ihtiyaç vardır. Kimseyi yaralamadan, kimseye nankörlük yapmadan hiçbir ahlaki değere ters düşecek unsurlar barındırmamak lazım yaşam hikayende… Kimseyle arkadaşlık edip sevgilisine, kocasına yan gözle bile olsun bakmamak lazım, elinden almamış olmak lazım. Lazım da lazım… O kadar şey lazım ki sende olmayan… Bana saygı duy demekle, yaptığın ibadeti bile paylaşarak sahtekarlık yapmakla, kendine yalandan haberler yaptırarak ivme kazandırmaya çalışmakla saygı edinilmiyor. Çünkü saygı duymak, duyulmak, duyulası olmak istemekle yönlendirmeyle olmuyor. Olsaydı, şu an saygı isteyen değil, saygı duyulan olurdun. İstediğine göre duyulan olmamışsın, sen unutuyorsun ama herkes hatırlıyor; Yeşim hatırlıyor, Muazzez hatırlıyor, Derya hatırlıyor, Öykü hatırlıyor, Seren hatırlıyor, nicelerine sorsan ne kadar çok hatırlayanın var senin… Unutulmayan Best Of’larında birinci sıradasın onların… Nasıl bir yara açtıysan, ömür boyu dillerinden düşürmeseler hakları… ‘Zehir zemberek konuşuyorsun’ dediğin herkesin hayatına bıraktığın kendi zehrin olmasın sakın… Onlar da yaptıklarını konuşuyorlar, duymaya tahammül edemediğin kendi yaptıkların aslında. Yani, düşün; insanlar nasıl tahammül göstermişler sana, kendi yaptıklarını duymaya tahammülün yokken! Bir de, bunları bu insanlara yaşattın sen. Kimsenin kıskanacağı gıpta edeceği, özeneceği, örnek alacağı ne bir geçmişin ne de bugünün var. Seninle ilgili sadece bir kişi konuşsaydı ‘Hadi kıskanıyor’ diyebilirdik. Bütün Türkiye konuşuyorsa, bence o gazetecilere gösterdiğin zikirmatiği elinden hiç bırakma. Çünkü bu dünyada da öbür dünyada da ihtiyacın olacak.’

Bu içeriğe yorum yapın.