Şaşaalı tanıtım filmiyle gündeme gelen ve dört bölümü ile yayında olan Yeşilçam, yönetmenliği hatta dizide lanse edildiği üzere rejisörlüğü Çağan Irmak, senaryosu Volkan Sümbül ve Levent Cantek’e ait olan dizide; Çağatay Ulusoy, Afra Saraçoğlu ve Selin Şekerci yer alıyor.

1960’lı yılların Yeşilçam’ını anlatan diziye, pırasa satan bir kabzımala olan borçları sebebiyle yapım şirketini satmak zorunda kalan Semih’le (Çağatay Ulusoy) tanışarak başlıyoruz. Semih, filmleri tutmayınca dönemin yıldızı olan karısı Mine (Selin Şekerci) tarafından bile terk edilmiş lakin hayatını film çekmeye adamış biri olarak çıkıyor karşımıza…

Tülin, (Afra Saraçoğlu) Mine’nin kardeşi ve hala enişte dediği Semih’le çalışmaya devam eden Hakan (Bora Akkaş) tarafından keşfediliyor ve Semih’in yeni yıldız adayı olarak aralarına katılıyor. Bence dizideki en ilginç karakterlerden biri olan Tülin’nin annesi Adviye Hanım’la da (Nilüfer Açıkalın) tanışmış oluyoruz.

Adviye Hanım, dizide yıldız olmak isteyen genç hanımlarla flört etmeden duramayan, tabii Adviye Hanım’la da yakınlaşan Hakan tarafından ‘cinsi sapık gibi’ şeklinde tarif ediliyor. Adviye Hanım, yoğun alkol tüketen ve flört ettiği beyleri tokatlayarak sevmeyi tercih eden, karşı cinsle ilişkilerini efendi-köle rolleri üzerinden şekillendiren, kırbaç kullanmayı sevdiğini söyleyen, genç yaşta eşini kaybetmiş ve kızını tek başına büyütmüş dominant bir kadın efendi portresi oluşturuyor.

Ben tam Adviye Hanım’ın dizideki en cesur karakter olacağını düşünürken, İzzet Orkan (Özgür Çevik) karakteri ile tanışıyoruz. İzzet, Amerika’dan gelen genç bir siyasetçi ve siyaseti sinema üzerinden yaparak iktidar olma hayalleri kuruyor. Bu kadarla da kalmıyor, kadınları bağlamak ve fiziksel acı vermekten de hoşlanıyor. Gün ışığında milli film yapımı için uğraşan İzzet, geceleri sado-mazo ilişkiler yaşayan karanlık bir karaktere dönüşüyor ve güzeller güzeli masum aktris adayımız Tülin’i de yeni oyuncağı olarak gözüne kestiriyor.

Tam daha fazlası olamaz derken, ortaya Belkız (Güngör Bayrak) karakteri çıkıyor. Belkız, oğlu Semih’i küçükken terk etmiş ve sermayesi olduğu genelevin patroniçesi olmuş, ülkenin en güçlü adamlarını bile dize getirmiş, dominant bir kadın efendi olarak dizideki yerini alıyor.

Daha önce ‘Issız Adam’ filmiyle eskort ilişkileri, üçlü fantezileri perdeye taşıyan Çağan Irmak, bu defa olayı biraz daha ileriye götürüp BDSM’nin kapılarını aralıyor.

Tam bir Yeşilçam klişesi olan, sevdiği kadının büyütülmüş fotoğrafına kahredip, ateş eden adamlar beklerken, – BDSM karakterler görmek bir hayli şaşırtmış olsa da beni – ilgiyle izlenecek bir yapım olacağı aşikâr.

Dizide Semih’in sıkça söylediği, ‘Bir film yaparım, hastalar iyileşir!’ sözlerine, ‘Bir dizi yapılır ve Yeşilçam’da BDSM filizlenir’i eklemeden geçemiyorum.

BDSM nedir?

BDSM, rızaya bağlı olarak fiziksel güç ve baskı kullanılarak duygusal uyarımın sağlandığı ve fantezi olarak baskın rolün oynandığı bir cinsel tercih ve yaşam tarzıdır. BDSM, dört farklı kelimenin baş harflerinden oluşur. BDSM’nin ilk harfi olan B, bondage (bağlama) kavramını simgeliyor. İkinci harf olan D, discipline (disiplin) ve dominance (hakimiyet) kelimelerini anlatıyor. Üçüncü harf olan S, submission (teslim, boyun eğme) ve sadizm anlamlarını taşıyor. Dördüncü harf olan M ise mazoşizm anlamına geliyor. BDSM aslında kısaca bir kişinin baskın olduğu ve diğerinin baskın kişiye teslimiyetini verdiği ilişki olarak tanımlanabilir. Yani bir çeşit köle efendi ilişkisidir.